SÖYLEŞİ · 17.11.2021

Güz Basamakları Üzerine Söyleşi

Söyleşi: Can Gazalcı

CAN GAZALCI: Eserlerinizde yüzlerce büyülü anı, bizi nefessiz bırakacak zaman dilimlerini nasıl bu kadar güzel ama bir o kadar sakin anlatabilirsiniz? Nedir bu işin sırrı?

BUKET SİVRİ: Can Bey, sizden bunları duymak çok onur verici, teşekkür ediyorum. Bu işin sırrını sordunuz ama inanın ben de bilmiyorum. Fakat herkes gibi ben de bir yığın olay yaşıyor ve o duygusal zirvelere çokça tırmanıyorum. Üstelik bu duygularımı çok uç noktalarda yaşıyorum. Belki de bu yüzden roman yazarken bu durumu normalleştirmeye çalışıyorum.

CAN GAZALCI: Buket Sivri romanları, doğrudan mesaj vermeden insanı hep iyilikten yana saf tutmaya çağırır gibidir. İyi olanların bile zaaflarını netlikle ortaya koyuyorsunuz. Bu bir çelişki midir?

BUKET SİVRİ: Bana göre çelişki değil insan doğasıdır. Bir kişi ne kadar iyi olursa olsun zaafları vardır. Benim için en önemli şeylerden biri karakterlerimin gerçekliğidir. Okuyucularımın bu gerçeklik sayesinde kendilerini romanın kıyısında değil içinde bulduklarını düşünüyorum.

CAN GAZALCI: Güz Basamakları’nda birçok hikâye ve birçok kurgu, geçmişle bugünün sarmal halinde sunuluyor. Okurun başını döndürecek olmaktan çekinmiyor musunuz?

BUKET SİVRİ: Aslında çekinmiyorum. Her yazarın kendine özgü bir tarzı vardır. Benim tarzım ise okurlarıma her karakterin geçmişini ve neden o noktaya geldiğini anlatmak. Matruşka bebekler gibi hikâye içinde hikâyelerin okurlarımı daha mutlu edeceğine inanan bir yazar olmayı tercih ediyorum.

CAN GAZALCI: Birbirleriyle kesişen bütün hikâyelerde aşk var. Nerede bir aşk var karşısında da bir çaresizlik var. Bunu işlemeyi çok sevdiğinizi söyleyebilir miyiz?

BUKET SİVRİ: Bana göre âşık olmak dünyanın en güzel duygusu zira insanı her şeyden soyutlayarak duyguları apaçık ortaya serebiliyor. O yüzden de bana göre her aşk zaten biraz çaresizliktir. Bunu da işlemeyi çok seviyorum. Bir de sevmek mi aşk mı daha önemlidir?

CAN GAZALCI: Mahalle ve apartman kültürünün önemine işaret ettiğiniz söylenebilir mi?

BUKET SİVRİ: Evet, söylenebilir ama romanımın asıl kurgusu kadın ya da erkek olsun kendi kaderini belirlemesinin mümkün olup olmadığı üzerine kurulu. Bu hayale o dönemin mahalle ve apartman kültürünü de katarak okuyucularıma bugün hangi değerleri kaybettiğimizi hatırlatmak istedim.

CAN GAZALCI: Bu kadar hikâyeyi nasıl biriktirebildiniz?

BUKET SİVRİ: Ben konuşmayı sevdiğim kadar dinlemeyi de çok seviyorum. Bir de duyduğum bir şeyi kolay kolay unutmam. Ne zaman oldu, neredeydik, saat kaçtı gibi detaylarıyla beraber onu kayda alırım. Herkes için er geç benim için bir hikâye karakteri olacaktır, diye düşünürüm.

CAN GAZALCI: YazarEvi Kurucu editörleri Can Gazalcı ve Ebru Akkaya ile çalışma sürecinden memnun kaldınız mı?

BUKET SİVRİ: Harika iki dostla çalıştım. Hassasiyetlerime her zaman özen gösterdiniz. Üstelik hiçbir şeyi aceleye getirmediniz. Sakin ve istikrarlı bir çalışma planına sadık kaldınız. Bu beni hem motive hem de mutlu etti.

CAN GAZALCI: Kitabın kurgusunu oluştururken bütün bu karakterlerle bize hangi meseleyi anlatmayı hedeflediniz?

BUKET SİVRİ: Kendi kaderimizi sadece biz mi belirleriz? Yoksa toplumlar ve aileler bunu bizim yerimize mi yapar? Kaderimizi değiştirmek istersek ne kadar ısrarcı olabiliriz? Ne kadarını kabullenmeliyiz? Bu soruların yanıtlarını kitabımda farklı karakterlerin hikâyelerinde bulabiliriz.

← Tüm söyleşiler